fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

lahanacorbasi Web Blogu

Ingilizceyi bile konusamayan

Dirty Harry ellerini temizlerken Haberi PaylasFacebookMixxDeliciousStumble UponTwitterGoogleDiggYahooRedditSinema HaberleriTumu06/03/2009Clint Eastwood, bilgeligini surduruyor. 78 yasindaki yonetmen, basrolunde kendisine yer ayirdigi Gran Torinoda, bahcesinden uzak tutmaya calistigi otekilerle ortak bir hayati paylasmak zorunda kalan aksi (ve de irkci) bir ihtiyarin yasadigi donusumu anlatiyor UGUR VARDAN(Not: Bu yazi tabii ki filmdeki her bir gelismeden bahsetmektedir, dikkatinize... 1950rsquo;lerin sonunda lsquo;Rawhidersquo; adli dizide lsquo;esas oglanin yardimcisirsquo;yken kesfedilip 60rsquo;larda Sergio Leone imzali lsquo;spaghetti westernrsquo;lerde parlayan Clint Eastwood, 70rsquo;lere gelindiginde filmleri duuml;nya ccedil;apinda en ccedil;ok gise yapan oyuncularin basindadir artik. Fakat elestirmenler ondan nefret eder. 1971rsquo;de lsquo;Dirty Harryrsquo; vizyona girdiginde, giderek lsquo;kanlisirsquo;na douml;nuuml;sen The New Yorker dergisinden Pauline Kael (ki kendileri elestirmenlik meslegi accedil;isindan gerccedil;ek bir kanaat ouml;nderidir ve yillar boyu, suuml;tununda ouml;nuuml;ne gelen filme lsquo;sille tokatrsquo; dalmistir), Don Siegel imzali yapim hakkinda ouml;zetle ldquo;Iccedil;inde siddetten baska bir sey yokrdquo; diye yazar ve filmi yerden yere vurur. Eastwood, 1992rsquo;te o ouml;luuml;msuuml;z basyapiti lsquo;Unforgivenrsquo;in gouml;sterime girdigi douml;nemdeki bir souml;ylesisinde (ki bu souml;ylesiyi o zaman ccedil;alistigim Antrakt dergisinde yayimlamistik), lsquo;Kaelrsquo;vari elestirileri 70rsquo;lerin kendini ouml;zguuml; havasina baglar ve ldquo;Ccedil;ogunun nedeni herkesin bir lsquo;istrsquo; oldugu o guuml;nlerdeki etiket yapistirma merakiydi. Herkes herkesi kategorize ediyordu. Pauline Kael bu konuda uyanik davrandi, douml;neme damgasini vuran kuskuculugu kavrayip ona oynadi, hatta onu besledi. Kimi Kongre uuml;yeleri de sektouml;ruuml;muuml;zuuml;n siddeti kouml;ruuml;kledigini iddia etti, o sirada benim filmlerim de elestirilere hedef oldu. Buguuml;nuuml;n ouml;lccedil;uuml;lerine gouml;re siddet filmi olduklari bile souml;ylenemezdi oysa.rdquo; lsquo;Unforgivenrsquo;i hatirlarken... Suuml;kuuml;r ki o lsquo;karanlikrsquo; ccedil;aglar geride kaldi. 2000rsquo;lerin sonunda 78 yasindaki Eastwood, artik hakki teslim edilmis bir buuml;yuuml;k usta. Kimse lsquo;rahmetlirsquo; Kaelrsquo;in ona attigi lsquo;ccedil;amurlarirsquo; degil (ama Kaelrsquo;in de hakkini yemeyeyim, ccedil;ok iyi bir elestirmendir), son douml;nemde izledigi o birbirinden guuml;zel Eastwood filmlerini hatirliyor ve biliyor. Peki buuml;tuuml;n bunlari niye aktardim? Uuml;stadin son ccedil;alismasi lsquo;Gran Torinorsquo;, aslinda lsquo;Dirty Harryrsquo;nin yasliliginda buldugu Amerika uuml;zerine bir hikacirc;yeyi anlatiyor gibi de, ondan galiba... lsquo;Gran Torinorsquo;, dogrusunu souml;ylemek gerekirse lsquo;Dirty Harryrsquo; kadar lsquo;Unforgivenrsquo;i da ccedil;agristiriyor. Malum, Eastwoodrsquo;un kendi western kuuml;ltuuml;yle bir tuuml;r hesaplasmasina da vesile olan lsquo;Unforgivenrsquo;da ouml;ykuuml;, ana karakter William Munnyrsquo;nin, karisini kaybetmesiyle ve eski silahsouml;ruuml;n iki ccedil;ocuguyla hayat yoluna devam etmesiyle basliyordu. lsquo;Gran Torinorsquo; da eski bir Kore gazisi olan Walter Kowalskyrsquo;nin karisini kaybetmesiyle basliyor. Yine ortada iki ccedil;ocuk var ama farkli olarak bu kez ccedil;ocuklar lsquo;kazik kadarrsquo; ve iki ogul da, aksi babayla olabildigine az iliskiye girmekten yana. Michigan-Detroitrsquo;te, bir otomobil fabrikasinda yillarini isccedil;i olarak tuuml;kettikten sonra emekli olarak yasayan Kowalsky (soyadindan kouml;klerinin Polonyali oldugunu tahmin edebiliyoruz), genelde youml;renin kouml;hne barinda birasini yudumlar, Italyan kouml;kenli berber dostuyla ccedil;ene ccedil;alar, direginin en uuml;stuuml;nde Amerikan bayragi yuuml;kselen bahccedil;esinde zaman ouml;lduuml;ruuml;r ve degisen Amerikan profiline kizip durur. Ogullarina, torunlarina ve de etrafta bir ot gibi biten onca degisik insana ouml;fkelidir yasli adam. Yani irkccedil;idir... Ingilizceyi bile konusamayan ccedil;ekik gouml;zluuml;ler, hispanikler ve de siyahlar; onun iccedil;in birer nefret unsurudur. Uuml;stuuml;ne uuml;stluuml;k artik neredeyse hayatinin sinirlari iccedil;indedirler; ccedil;uuml;nkuuml; yandaki eve Guuml;neydogu Asyalilar tasinmistir. Vietnam savasinda Amerikalilardan yana tavir aldigi gerekccedil;esiyle topraklarindan ouml;telenen Hmong toplulugunun uuml;yelerinden olan komsulariyla, ailenin en genccedil; uuml;yeleri Thao ve Sue sayesinde yollari kesisen yasli Walt, zaman iccedil;inde bu toplulugu ccedil;ok sevecektir. Ouml;nce Thaorsquo;yu, bir tuuml;rluuml; rahat birakmayan bir Hmong ccedil;etesinin elinden kurtaran, ardindan da benzer bir sekilde Suersquo;yu (ve korkak erkek arkadasini) siyahi ccedil;etecilerin iccedil;inden ccedil;ekip ccedil;ikaran Kowalsky, giderek Asyali dostlarina isinacak ve aradigi aile saadetini, bir anlamda lsquo;komsudarsquo; bulacaktir. Ve yeri geldiginde de bu, deger verdigi insanlar iccedil;in hayatini tehlikeye atacaktir... Yerellikten evrensellige lsquo;Gran Torinorsquo;, ouml;ncelikle bir douml;nuuml;suuml;m, hatta bir kabuk degistirme hikacirc;yesi. Basta lsquo;rahmetlirsquo; karisini, gittigi kilisede verdigi ouml;guuml;tlerle lsquo;kafaladiginirsquo; inandigi genccedil; rahibe olmak uuml;zere etrafina huzursuzluk saccedil;an yasli bir adamin, boslukta uzanan elinin sonuccedil;ta Guuml;neydogu Asyali komsulari tarafindan tutulmasiyla birlikte yasadigi degisimi anlatan film, ilk buuml;yuuml;k yapitlarindan biri lsquo;Hosgouml;ruuml;suuml;zluuml;krsquo; (DW Griffith) olan bir sinemanin, aradan geccedil;en onca zamanin ardindan hacirc;lacirc; eski meseleleriyle hasir nesir oldugunu da gouml;steriyor ayni zamanda. Ouml;te yandan Eastwood ve senaristi Nick Schenk, bu topraklarda da benzer sekilde yasanan ve toplumun lsquo;ouml;tekirsquo;lerini kendine katma konusundaki bagnazliga iliskin de, sanki ta oralardan evrensel bir mesaji yolluyor gibi. Bu arada, lsquo;Slumdog Millionairersquo; dolayisiyla yerli-yabanci herkes, ouml;ykuuml;nuuml;n Charles Dickensrsquo;inkileri hatirlattigini yazdi, Amerikali bir elestirmen de lsquo;Gran Torinorsquo; dolayisiyla buuml;yuuml;k Ingiliz yazari anmis ve Walt Kowalskyrsquo;de onun, yilbasi douml;neminde hayatiyla yeniden hesaplasan yasli kahramani Scroogersquo;dan izler bulmus. Kouml;seye yatiran final lsquo;Changelingrsquo; ouml;ncesi lsquo;ikilemesirsquo; lsquo;Atalarimizin Bayraklarirsquo; ve lsquo;Iwo Jimarsquo;dan Mektuplarrsquo;da Amerikan resmi tarihiyle de hesaplasan Eastwood, lsquo;Gran Torinorsquo;yla bir anlamda oradaki meselelerinin guuml;nuuml;muuml;zdeki uzantilari uuml;zerine de kafa yoruyor sanki. Ouml;te yandan film, adini aldigi (ve kahramaninin gouml;zuuml; gibi baktigi) 72 model Gran Torinorsquo;nun temsil ettigi klasik Amerikan degerlerinin yeniden harmanlanmasi uuml;zerine de fikir yuuml;ruuml;tuuml;yor. Peki bu filme Eastwoodrsquo;un geccedil; douml;nem basyapiti diyebilir miyiz? lsquo;Gran Torinorsquo; belki bir lsquo;Unforgivenrsquo; degil, hatta lsquo;A Perfect Worldrsquo; bile sayilmaz. Ama yine de ccedil;ok guuml;ccedil;luuml; bir film ve birden ccedil;ok ccedil;agrisimiyla hem Amerikanvari ouml;zelliklere, hem de alabildigine evrensel bir iccedil;erige sahip. Uuml;stelik Eastwood, kendisinin son kez bir oyuncu olarak seyirci karsisina ccedil;iktigini deklare ettigi bu filminde son derece zeki ve o ouml;lccedil;uuml;de zarif bir numaraya soyunarak lsquo;Unforgivenrsquo;i hatirlatan bir finalde, seyircisini ters kouml;seye yatiriyor. Belki de bir anlamda, silahsouml;rluuml;guuml;n kitabini yeniden yaziyor. Biz, yasli lsquo;Dirty Harryrsquo;den lsquo;Ouml;luuml;m Emrirsquo;nin (Death Sentence) Kevin Baconrsquo;i ya da lsquo;Iccedil;indeki Yabancirsquo;nin Jodie Fosterrsquo;i gibi davranmasini beklerken, o farkli bir youml;ntemi tercih ediyor. Oyunculuklara gelince; Eastwood, yasli Kowalsky roluuml;nuuml; kendine yazdigi filminde muhtesem bir performans ortaya koymuyor ama yine de basta o olmak uuml;zere Bee Vang (Thao), Ahney Her (Sue), Chee Tao (babaanne), Christopher Carley (rahip Janovich) ve Carroll Lynch (Berber Martin) gayet iyiler. Sarkiyi mutlaka dinleyin Sonuccedil;? Oglu Kyle Eastwoodrsquo;la Michael Stevensrsquo;in ortak besteledigi, Ingiliz sanatccedil;ilar Jamie Cullum ve Don Runnerrsquo;in da ortak seslendirdikleri enfes lsquo;Gran Torinorsquo; sarkisiyla biten filmi, lsquo;Dirty Harryrsquo;nin ellerini temizlemesi olarak da algilamak muuml;mkuuml;n. Bir baska Amerikali elestirmen de filme iliskin lsquo;Eastwoodrsquo;un son bastan ccedil;ikarisi diyebilir miyiz?rsquo; mealinde bir cuuml;mle kurmus. lsquo;Yillanmis saraprsquo; klisesine siginmak istemiyorum ama ortayaslilarin bile bir sonraki kusagi algilamakta zorlandigi bir duuml;nyada Eastwood, herkesi kusatan bilgeligini suuml;rduuml;ruuml;yor. Ne diyelim, Allah basimizdan eksik etmesin...Sinema kategorisindeki tum haberler